Skip links

Gölbaşı – Taşpınar Villa

Ankara Gölbaşı Taşpınar Mahallesi’nde konumlanan sekiz tip villadan oluşan proje, çağdaş mimarlık anlayışını mahremiyet, mekânsal ilişkiler ve peyzaj odaklı bir yerleşim kurgusu üzerinden yorumlamaktadır. Kullanıcıya akışkan ve işlevsel bir iç mekân deneyimi sunmayı hedefleyen tasarım yaklaşımı, peyzajla bütünleşen bütüncül bir mekânsal organizasyon üzerine kurgulanmıştır.
Project Info
TYPOLOGY
Residential
STATUS
Kurum Onay
YEAR
2025
CLIENT
Ali Ayna
AREA
2594,72 m²
LOCATION
Gölbaşı, Ankara
Project Info
TYPOLOGY
Residential
STATUS
Kurum Onay
YEAR
2025
CLIENT
Ali Ayna
AREA
2594,72 m²
LOCATION
Gölbaşı, Ankara

Gölbaşı – Taşpınar Villa

Ankara Gölbaşı Taşpınar Mahallesi’nde konumlanan sekiz villalık proje, çağdaş mimarlık anlayışını mekânsal ilişkiler, mahremiyet ve peyzajla kurulan dengeli bir bütünlük üzerinden yorumlamaktadır. Projede, her bir yaşam biriminin kendine özgü alanlara sahip olduğu; aynı zamanda tasarımsal bir bütünlük içerisinde birbirleriyle ilişkilenen villalardan oluşan harmonik bir yerleşim kurgusu hedeflenmiştir.
Sekiz adet tip villadan oluşan yerleşim düzeni, kütleler arası ilişkiler ve mahremiyet kavramı temel alınarak planlanmıştır. Mahremiyetin tasarım kriterlerinden biri olduğu projede, villa kütleleri ve teras alanları kullanıcılar arasındaki görsel teması minimuma indirecek şekilde konumlandırılmış; böylece açık alan kullanımı konforlu ve kontrollü bir biçimde çözümlenmiştir.
Projede yalnızca kütle yerleşimleri değil, plan organizasyonları da kullanıcı deneyimini destekleyecek biçimde ele alınmıştır. Mekânlar, kullanıcı konforu gözetilerek geniş ve ferah hacimler olarak tasarlanmıştır. Her bir mekân, işlevsel ilişkiler dikkate alınarak diğer mekânlarla ilişkilendirilmiş; ana hol üzerinden dağılan plan şeması sayesinde kullanıcıya ev içerisinde akışkan bir mekânsal deneyim sunulmuştur. Villaların tüm yaşam alanlarında, doğal ışık ve manzaradan maksimum düzeyde faydalanmak amacıyla geniş doğrama açıklıkları tercih edilmiştir. Gün ışığının mekânlara derinlemesine nüfuz etmesi sağlanırken, iç ve dış mekân arasındaki sınırlar bilinçli bir şekilde geçirgen kılınmıştır.
Araziye yerleşim kararlarında maksimum bahçe kullanım alanı hedeflenmiş; yapı oturumlarındaki kütle hareketleri, açık alan kurgusunun iç mekânla kurduğu ilişkinin tasarlanmasına olanak sağlamış ve kullanıcıların manzara ile kurduğu görsel ilişki ön plana çıkarılmıştır. Peyzaj tasarımı, projenin mimari yaklaşımını tamamlayan bütüncül bir unsur olarak ele alınmış; kentsel yaşam içerisinde sakin bir yaşam atmosferi oluşturulması amaçlanmıştır. Cephe tasarımında kullanılan seramik kaplama ve boya malzemelerinin dengeli dağılımı ile yalın ve çağdaş bir mimari dil benimsenmiş; cephede oluşturulan hareketler, iç mekânda farklı işlevlere sahip hacimlerin kütlesel farklılıkla oluşturduğu dinamizmin dışa yansıması olarak kurgulanmıştır.